Toplumda herkesin imkânları aynı değildir. İslam, varlıklı insanların mallarının bir kısmını ihtiyaç sahipleriyle paylaşmasını bir ibadet olarak emretmiştir. Bu paylaşmanın adı zekât ve sadakadır.
1 Zekât
Zekâtın farz olmasının şartları
-
Müslüman olmak
-
Akıllı ve ergenlik çağına girmiş olmak
-
Nisap miktarı mala sahip olmak
Nisap, temel ihtiyaçlar ve borçlar dışında 80,18 gram altın ya da değerinde mala sahip olmaktır.
-
Malın üzerinden bir yıl geçmiş olması
| Verilebilenler | Verilemeyenler |
|---|---|
| Fakirler ve yoksullar | Anne, baba, dede, nine (usûl) |
| Borçlular | Çocuklar ve torunlar (fürû) |
| Yolda kalmışlar | Eşler birbirine |
| Allah yolunda olanlar | Dinen zengin sayılanlar |
| Zekât toplamakla görevli olanlar | — |
2 Sadaka
-
Maddi sadaka
Para, yiyecek, giyecek yardımı
-
Manevi sadaka
Güler yüz, güzel söz, yolda insanlara zarar verecek bir şeyi kaldırmak. Peygamberimiz "Kardeşine gülümsemen sadakadır." buyurmuştur.
-
Sadaka-i cariye
Sevabı sürekli devam eden sadakadır: okul, kütüphane, çeşme yaptırmak, ağaç dikmek, faydalı bir eser bırakmak.
-
Fitre (fıtır sadakası)
Ramazan ayında, bayramdan önce ihtiyaç sahiplerine verilen sadakadır.
3 Zekât ve Sadakanın Faydaları ve Kültürümüze Yansımaları
-
Bireye
Cömertlik, paylaşma ve şükür duygusunu geliştirir; cimrilikten ve hırstan korur.
-
Topluma
Zengin ile yoksul arasındaki farkı azaltır, sevgi ve dayanışmayı artırır.
-
Kültürümüze
Vakıflar, imaretler (aşevleri), sadaka taşları (vereni ve alanı görünmeden yardım edilen taşlar), askıda ekmek gibi uygulamalar zekât ve sadaka anlayışının kültürümüzdeki yansımalarıdır.
Kendini dene · Soru 1
Aşağıdakilerden hangisine zekât verilemez?
Açıklama
Kişi zekâtını anne, baba gibi bakmakla yükümlü olduğu yakınlarına (usûl ve fürû) veremez.
4 Bir Sure Öğreniyorum: Maun Suresi
-
Adı
"Maun" yardım, hayırlı şey demektir.
-
Yeri
Kur'an'ın 107. suresidir; 7 ayettir ve Mekke'de inmiştir.
| Ayet | Okunuşu | Anlamı |
|---|---|---|
| 1 | Era'eytellezî yükezzibü bid'dîn. | Gördün mü o dini yalanlayanı? |
| 2 | Fezâlikellezî yedu'ul yetîm. | İşte o, yetimi itip kakar. |
| 3 | Ve lâ yehuddu alâ ta'âmil miskîn. | Yoksulu doyurmaya teşvik etmez. |
| 4 | Feveylün lil musallîn. | Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, |
| 5 | Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn. | Onlar namazlarında gafildirler. |
| 6 | Ellezîne hüm yürâûn. | Onlar gösteriş yaparlar. |
| 7 | Ve yemne'ûnel mâ'ûn. | En küçük yardımı bile esirgerler. |
Konuyu pekiştir
Şimdi test çözme zamanı
Öğrendiklerini bu konunun testleriyle dene. Her testin sonunda doğru cevapları ve çözümleri görebilirsin.
Yorumlar
Yorum yazmak ve sorularını sormak için giriş yap ya da ücretsiz kayıt ol.