Mahallende bir park, bir cami, bir spor merkezi var mı? Şehrinde ünlü bir kale ya da müze var mı? Evinizde kaç oda var? Bu konuda yaşadığımız yerleri İngilizce anlatmayı ve karşılaştırmayı öğreneceğiz.
1 Places in the Neighbourhood and City
| İngilizce | Türkçe | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| square | meydan | museum | müze |
| sports centre | spor merkezi | art gallery | sanat galerisi |
| castle | kale | mosque | cami |
| tower | kule | coast | sahil |
| shop | dükkân | street fair | sokak festivali, panayır |
- The castle is ancient and famous. Kale eski ve ünlüdür.
- The square is crowded at weekends. Meydan hafta sonları kalabalıktır.
- Our neighbourhood is quiet and peaceful. Mahallemiz sessiz ve huzurludur.
- There is a brand-new sports centre near my house. Evimin yakınında yepyeni bir spor merkezi var.
2 Houses: Rooms and Furniture
| Room (Oda) | Furniture and objects (Eşyalar) |
|---|---|
| kitchen (mutfak) | fridge, oven, dishwasher, cupboard, knife, fork, spoon, plate |
| sitting room (oturma odası) | sofa, armchair, bookcase, lamp |
| bedroom (yatak odası) | bed, wardrobe, shelf |
| bathroom (banyo) | bath, washbasin |
| dining room (yemek odası) | table, chairs |
- There are three bedrooms in our flat. Dairemizde üç yatak odası var.
- There is a big wardrobe in my bedroom. Yatak odamda büyük bir gardırop var.
- Is there a garden? No, there isn't, but there is a balcony. Bahçe var mı? Yok ama balkon var.
3 Comparative Adjectives: Karşılaştırma
İki varlığı karşılaştırırken sıfatın karşılaştırma hâlini ve than (-den, -dan) sözcüğünü kullanırız.
| Sıfat türü | Kural | Örnek |
|---|---|---|
| Tek heceli | sıfat + -er | tall → taller, old → older |
| -e ile biten | sıfat + -r | large → larger, wide → wider |
| Ünlü + ünsüz ile biten tek heceli | son harf ikilenir + -er | big → bigger, hot → hotter |
| -y ile biten | y düşer, -ier | busy → busier, noisy → noisier |
| İki ve daha çok heceli | more + sıfat | modern → more modern, famous → more famous |
| Düzensiz | ezberlenir | good → better, bad → worse |
- The tower is taller than the mosque. Kule camiden daha uzundur.
- My house is bigger than my cousin's house. Evim kuzenimin evinden daha büyüktür.
- The city centre is noisier than our village. Şehir merkezi köyümüzden daha gürültülüdür.
- The new museum is more modern than the old one. Yeni müze eskisinden daha moderndir.
- My neighbourhood is better than this one. Mahallem bundan daha iyidir.
Kendini dene · Soru 1
"A sofa is ______ than an armchair." Boşluğa hangisi gelmelidir?
Açıklama
İki eşya karşılaştırılıyor. "big" tek heceli ve ünlü + ünsüz ile bittiği için son harf ikilenir: bigger.
4 Possessive 's: Sahiplik
- This is Ali's bike. Bu, Ali'nin bisikleti.
- My aunt's house is near the coast. Teyzemin evi sahile yakın.
- The children's room is upstairs. Çocukların odası üst katta.
- My parents' bedroom is big. Annemle babamın yatak odası büyük. (Çoğul -s ile bitiyorsa yalnızca ' eklenir.)
Kendini dene · Soru 2
"This is the bedroom of my sister." cümlesinin possessive 's ile yazılışı hangisidir?
Açıklama
Sahip olan kişiye 's eklenir ve sahip olunan şey arkasından gelir: my sister's bedroom.
- A: Excuse me, where is the museum? B: It's next to the castle. Müze nerede? Kalenin yanında.
- A: Is there a bank near here? B: Yes, there is one on the corner. Yakında banka var mı? Köşede bir tane var.
Konuyu pekiştir
Şimdi test çözme zamanı
Öğrendiklerini bu konunun testleriyle dene. Her testin sonunda doğru cevapları ve çözümleri görebilirsin.
Yorumlar
Yorum yazmak ve sorularını sormak için giriş yap ya da ücretsiz kayıt ol.